T.C. KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI GİRESUN İL KÜLTÜR VE TURİZM MÜDÜRLÜĞÜ

Yağlıdere

Osmanlı belgelerinde 16. yüzyılda Yağlıdere isimli bir nahiyenin sınırları Espiye ‘den başlayarak Hisarcık kasabasına kadar uzanır. 1515’te Espiye bu nahiyenin merkez köyü durumundaydı. Sözel kaynaklara göre bugünkü Yağlıdere’ye 1811’de bir cami yapılmış, o nedenle cami yanı olarak anılmaya başlanmış. Yağlıdere ‘nin ilk defa yerleşim yeri olarak seçilmesi yöre halkının Cuma namazlarını kılmak, ihtiyaçlarını gidermek va alışveriş yapmak amacıyla Ağdarı Bükü’nde 1811’de büyük bir cami yapmalarıyla başlar. Cami yapılmasından sonra etrafta tuzcu, kalaycı, demirci ve gazcı gibi zaruri ihtiyaç maddeleri satan iş yerleri türemiştir. İş yerlerinin çoğalıp gelişmesi, meskûn inşaatların yapılmasıyla ilçe yapısal oluşumunu tamalamış ve ‘Camiyanı’ ismini almıştır. Yağlıdere çayı kenarında yer alan ilçe merkezi sonraları bu çayın ismiyle anılmaya başlanmıştır. 19.yüzyılda Tirebolu ilçesi’ne bağlı iken 1957 yılında Espiye ‘nin ilçe olmasıyla buraya bağlı bir bucak, 1987 yılında da ilçe olmuştur. Sahilden 14 km içeri kurulan bir yerleşim alanıdır. Güneyi Alucra ilçesi, doğusu Güce ilçesi, batısı Dereli ilçesi, kuzeyi Keşap ve Espiye ilçeleri ile çevrilidir. Rakımı 50 m, yüzölçümü 350 km²’dir. İlçede düzlük arazi yok denecek kadar azdır. Arazi çok dik ve engebelidir. Bölgeden Yağlıdere Çayı geçmekte bu çayı besleyen çok sayıda dere bulunmaktadır. Yağışın bol olması bu derelerin taşmasına dolayısıyla sele neden olmaktadır.    

İlçede ekip dikilebilir alanların çoğunda fındık, diğer kısımlarda orman, çayır ve mera alanı bulunur. İklim tipik Karadeniz ikliminin bütün özelliklerinin bütün özelliklerini taşır. Yüksek kesimlerde kış mevsiminde kar yağışı biraz daha fazladır. İlçe merkezinin nüfusu 6.821, köylerle birlikte toplam nüfusu 16.292’dir. Diğer bölgelerde olduğu gibi çok fazla göç yaşanmış olup halen devam etmektedir. Bu göç son yıllarda ABD başta olmak üzere Avrupa ve Arap ülkelerine yönelmiştir. Giresun il merkezine 4 km uzaklıktadır. İlçenin tüm köylerine yol mevcuttur. Ekonomik yapı çoğunlukla fındık tarımına, hayvancılığa, arıcılık ve ormancılığa dayanır. Son yıllarda alabalık yetiştiriciliği de yaygınlaşmıştır. İlçede sanayi kuruluşu sayılabilecek özel şirkete ait iki adet fındık kırma tesisi ve küçük ölçekli ağaç doğrama atölyeleri bulunmaktadır. Bakır çinko maden yatakları zengindir. Doğa turizmi yönünden büyük bir potansiyele sahip olan ilçede turizm çok gelişmemiş olup ekonomiye bir etkisi yoktur. Yayla turizminin dışında turizm amaçlı herhangi bir faaliyet yoktur. Önemli tarihi ve doğal yerleri arasında; on iki adet kemer köprü, cami, zaviye, değirmen, vakfiye, mezar taşları, şelale sayılabilir. Yöre halkının çıktığı yaylalarda haziran, temmuz aylarında çeşitli şenlikler düzenlenmektedir. Bu yaylaların başında Çakrak yaylası gelmektedir. El sanatlarında oya, semer, el dokuması, kilim ve halıcılık, sepet çeşitleri, ip, dastar ve çul örgüsü yaygındır.