T.C. KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI GİRESUN İL KÜLTÜR VE TURİZM MÜDÜRLÜĞÜ

Kentin Yetiştirdiği Şahsiyetler

HASAN ALİ YÜCEL

16 Aralık 1897 yılında İstanbul’da doğdu. Ailesi Görele’nin Daylı köyünden olup, İmamoğluları soyundandır. Babası Ali Rıza Bey maliye memurluğu ve telgraf müfettişliklerinde bulunmuştur. Dedesi Hasan Ali Bey Osmanlı İmparatorluğu zamanında Telgraf Nazırlığı(Bakanlığı) yapmıştır. Hasan Ali Yücel, Mektebi Osmani, Vefa İdadisi (Lisesi)’ni bitirdikten sonra 1922 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’nden mezun olmuştur. aynıyıl öğretmenliğe başlayarak İzmir Öğretmen Okulu, Kuleli Askeri Lisesi, İstanbul Lisesi ve Galatasaray Lisesi’nde edebiyat öğretmenliği yaptı. 1927 yılında Maarif (Millî Eğitim) Müfettişi oldu. Fransız eğitim sistemini incelemek üzere bakanlık tarafından Paris’e gönderildi. Türkiye’ye döndükten sonra Gazi Eğitim Enstitüsü Müdürlüğü’ne atandı. 1933–1935 yılları arasında Ortaöğretim Genel Müdürlüğü yaptı. 1935 yılında İzmir’den milletvekili seçilerek TBMM’ye girdi, 1938 yılında Millî Eğitim Bakanı oldu. 1946 yılına kadar bu görevini sürdürdü. Bakanlığı döneminde yürüttüğü en büyük reformlardan birisi 1940 yılına kadar köy enstitülerinin kurulmasıdır. Bunun yanında pek çok fakülte ve yüksekokul açmış, Devlet Opera ve Balesini kurmuştur. Beş yüz civarında dünya klasiğinin Türkçeye çevrilmesini sağlamış, Türk-İslam Ansiklopedisi’nin yayınına onun zamanında başlanmıştır. 1955-1960 yılları arasında İş Bankası Kültür Yayınları’nı yönetti. İstanbul’da 26 Şubat 1964 kalp krizi sonucu hayata veda etmiştir. Hasan Ali Yücel’in eserlerinden bazıları şunlardır: Türk Edebiyatına Toplu Bir Bakış(1930), Bir Dehanın Romanı(1932), Dönen Ses(1933), Pazartesi Konuşmaları(1937), İçten Dışa(1938), Hürriyet’e Doğru(1955), Kıbrıs Mektupları(1957), Yakup Kadri(1957), Türkiye’de Ortaöğretim(1938), İyi Vatandaş, İyi İnsan(1956), Edebiyat Tarihimizden(1957), Türkiye’de Maarif(1959), Hürriyet Gene Hürriyet(1960–62,2 cilt), Dinle Benden(1960), Görele ilçesinde bir ilkokul ve bir cadde onun ismini taşımaktadır. Görele İlçesi Cumhuriyet Meydanı’na 1993 yılında büstü dikilmiştir.

RAHŞAN ECEVİT

Aslen Şebinkarahisarlı bir ailenin çocuğudur. Babası Namık Zeki Aral, annesi Zahide Aral'dır. Robert Koleji mezunudur. İzmir’de doğup büyüyen Rahşan Ecevit, Arnavutköy Amerikan Kız Koleji’ni bitirdi. 1970’li yıllarda köylüler ile uzmanların işbirliğini öngören Köylü Derneği’ni kurdu. 12 Eylül döneminde derneği kapatmak zorunda kaldı. 1986’da, Bülent Ecevit’in yasaklı olduğu dönemde, Demokratik Sol Parti’yi kurdu ve partinin genel başkanı oldu. Yasaklar kaldırıldıktan sonra genel başkanlığı Bülent Ecevit’e devredip örgütlenmeden sorumlu genel başkan yardımcılığını üstlendi.

HAYRETTİN ERKMEN

1915 yılında Tirebolu’da doğdu. Siyasal Bilgiler Fakültesini bitirdikten sonra Çevre İktisat ve Lozan Hukuk Fakültesi’nde eğitim gördü, iktisat doktorası yaptı. İstanbul Üniversitesi’nde bütçe asistanı iken 1950 yılında Giresun Milletvekilliğine seçilmiş, 1960 İhtilali’ne kadar milletvekili kalmış, bu süreçte Çalışma ve Ticaret Bakanı olmuş, 27 Mayıs İhtilali’nden sonra Yüksek Adalet Divanı’nca mahkûm edilmiş, ihtilal hükümetinin affına dair parlamento kararından sonra siyasî haklarına kavuşmuştur. Erkmen, 1975 kısmî senato seçimlerinde Cumhuriyet Senatosu Giresun Üyeliğine seçilmiş, Dışişleri Bakanlığı yapmıştır. 18 Mayıs 1999’da İstanbul’da vefat eden Hayrettin Erkmen’in mezarı İstanbul Aşiyan Mezarlığı’ndadır.

MEHMET İZMEN

 1909 yılında Giresun’un Boztekke köyünde doğdu. 1931’de Trabzon Lisesi’ni 1934’te Mülkiye Mektebi (A.Ü Siyasal Bilgiler Fakültesi) Maliye Bölümü’nü bitirdi. Mülkiye Müfettişliği yapmış, mesleki incelemeler için Fransa’da bulunmuş, İstanbul Defterdarlığı, Maliye Bakanlığı Müsteşarlığı, Millî Reasürans Umum Müdürlüğü yapmış, Ankara Polis Enstitüsü ile İstanbul İktisat Fakültesi’nde Maliye ve Muhasebe dersleri vermiştir. 1961 yılında Yeni Türkiye Partisi’nden senatör seçilen İzmen, 1962 İnönü Koalisyonu’nda Tarım Bakanlığı, 1965 Demirel Hükümeti’nde Ulaştırma Bakanlığı yaptı. 1968 yılında Cumhurbaşkanlığı’nca kontenjan senatörü seçildi 1969 seçimlerinden önce Ulaştırma bakanlığına getirilen İzmen, Ferit Melen hükümeti’nde Milli Savunma Bakanlığı yaptı. Aksu Kâğıt Fabrikası’nın tesisi, Giresun Limanı’nın müstakil müdürlük olması Giresun’a yapmış olduğu hizmetlerden bazılarıdır. 8 Ocak 1986’da vefat etti.

NİZAMETTİN ERKMEN

1919 yılında Görele’de doğan Nizamettin Erkmen, İlköğretimi Görele’de, Ortaöğretimi Trabzon’da tamamladı. 1943 yılında İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden mezun olan Erkmen, Giresun Valiliği Maiyet Memurluğu, Yavuzkemal Bucak Müdürlüğü görevlerinde bulundu. Keşap, Şebinkarahisar ve Şenkaya’da kaymakam vekilliği; Akseki, Fatsa, Söke, Yalova ilçelerinde de kaymakamlık yaptı. 1961 yılında Samsun Hukuk İşleri Müdürlüğü görevinden ayrılarak politikaya atılan Nizamettin Erkmen, 1961 genel seçimlerine katıldı ve 1961, 1965, 1973, 1977 seçimlerinde Adalet Partisi Giresun Milletvekili seçildi. 12 Eylül 1980 yılına kadar 19 yıl parlamentoda kalarak Giresun’u temsil etti. Siyasî yaşamı süresince(milletvekilliği döneminde) Adalet Partisi Genel Sekreterliği görevini de yürüten Nizamettin Erkmen, 15 Nisan 1973 yılında kurulan Naim Talu Hükümeti’nde Devlet Bakanlığı ve Başbakan Yardımcılığı da yaptı. 24 Ekim 1990 günü İstanbul’da vefat etti. Mezarı Yalova’daki aile kabristanlığındadır.

BURHAN KARA

1949 yılında Giresun’un Görele ilçesinde doğdu. İlk, orta ve lise eğitimini Giresun’da, üniversite eğitimini İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde tamamladı. 1979–80 yılları arasında Duroğlu Beldesi Sağlık Tabipliğine atandı. 1981-1982’de Erzurum ilinde tabip asteğmen olarak vatan görevini yaptıktan sonra askerlik dönüşü Dereli ilçesi’nde serbest doktorluk yaptı. 1983 yılında Giresun milletvekili seçildi. 17., 18., 19., 20. ve 21. dönemlerde Parlamento’da Giresun ilini temsil etti. 1984–1997 yılları arasında Sağlık ve Sosyal Yardım Komitesi Başkanlığı, TBMM Grup İdare Amirliği, ANAP Genel Başkan Yardımcılığı ve Teşkilat Başkanlığı, Sosyal İlişkiler Başkanlığı yaptı. 1997 – 1999 tarihleri arasında Devlet Bakanlığı görevinde bulundu. Orta derecede İngilizce bilen Burhan Kara evli ve 2 çocuk babasıdır.

AHMET KAÇAR

Ahmet Kaçar 1926 yılında Görele’nin Çürükeynesil (Sağlık köyü, Çillioğlu Mahallesi) köyünde doğdu. II. Dünya Harbi’nin getirdiği yoksulluklar sonucu eğitimi lise yıllarında yarıda kaldı. 1953 yılında Tapu Sicil Memurluğu’na başladı. 1984’te Eynesil’de emekliye ayrıldı. Göreleli ünlü bestekâr ve koro şefi Çetin Temel’in Görele’ye geldiği günlerde Ahmet Kaçar’dan bir şiir almasıyla 1953 yılında Ahmet Kaçar’ın ilk şiiri bestelendi. Kemal Gürses’in Acemkürdi makamında bestelediği “Hayat Dolu Bir Gerçek” isimli şarkısını dönemin ünlü sanatçılarından Perihan Altındağ Sözeri yorumladı. Şükrü Tunar’ın 1958’de bestelediği Ahmet Kaçar güfteleri oldukça beğenildi ve diğer bestekârlardan güfte talepleri geldi. Ahmet Kaçar duygusal şiirlerinin yanında mükemmel bir taşlama ve hiciv ustasıdır. Günlük hayatında şakacı ve nüktedan tavrı taşlamalarla sanatsal boyuta ulaşmıştır.  Yayınlanmış “Yalancı”, “Son Ufuklar”, “Kimbilir” adlarında üç şiir kitabı vardır.

Unut Beni

Unut beni kalbimdeki hicranla yalnız kalayım

Kimsesiz bir yavru gibi kucağında ağlayayım

Bu kaçıncı söz verişin, söyle nasıl inanayım

Kimsesiz bir yavru gibi kucağında ağlayayım

                                                           Usulü: Düyek

Makamı: Rast

Güftekarı: Ahmet Kaçar

Bestekârı: Şükrü Tunar

CAN AKENGİN

1892- 1942. Şair, yazar. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde öğrenim gördü. Karadeniz Bölgesi’nin şairi olarak tanınan Akengin, Milli Edebiyat Akımı’nın ilkelerine bağlı olgunluk dönemi şiirlerinde yerel sözcük ve deyimlerle kendine özgü bir üslup oluşturdu. Güncel konulara ilişkin makaleler ve mizahî yazılar da kaleme alan Akengin’in eserleri ölümünden sonra iki ciltte toplandı.

AZİZ NESİN

Aziz Nesin’in (asıl adı Mehmet Nusret 1915 – 1995) babası Şebinkarahisar’ın Ocaktaşı (Gölve) köyündendir. Dünyaca tanınan mizah yazarıdır. 1935’de Kuleli Askeri Lisesi’ni, 1937’de Ankara’da Harp Okulu’nu bitirip asteğmen oldu. Son olarak 1939’da Askeri Fen Okulu’nu bitirdi. 1942’de Erzurum Müstahkem Mevkii İstihkâm Taburu Bölük Komutanlığı’na atandı. Ve bir bomba kazasında yaralandı. Askerlikten ayrılmasının ardından bir süre bakkallık, muhasiplik gibi işler yaptı. 1945 yılında ise gazeteciliğe başladı. Yedigün Dergisinde çalışmaya başladı. Oyun yazarlığı ve Tan Gazetesi’nde köşe yazarlığı yaptı. 1946’da Sabahattin Ali’yle birlikte “Markopaşa” mizah gazetesini çıkardı ve büyük ses getirdi. İkinci kitabı Azizname’yi 1948’de çıkardı. 1952’de İstanbul’da Levent’te bir dükkân kiraladı ve Oluş Kitapevini açtı. Edebiyat hayatında iki yüze yakın takma ad kullanmıştır. Dolmuş(1955), Yeni Gazete(1957), Akşam(1958), Tanin(1960), Günaydın(1969), Aydınlık(1993) gibi dergi ve gazetelerde yayımlanan gülmece öyküleri, röportajlar ve fıkralarla çağdaş Türk edebiyatının ve en verimli kalemlerinden biri hâline geldi. 1956’da Kemal Tahir’le birlikte Düşün Yayınevi’ni kurdu. 1958’de Dolmuş Dergisi Karikatür dergisi ile birleşerek 1963’e dek yayıncılığı tek başına sürdürdü. Bir yandan da Yeni Gazete, Akşam ve Tanin’de günlük köşe yazılarına devam etti. 1962’de 42 sayı yaşayacak olan “Zübük” adlı mizah dergisini çıkardı. 1956 yılında İtalya’da (Bordighera’da) yapılan ve 22 ülkenin katıldığı Uluslararası Gülmece Yarışması’nda “Kazan Töreni” adlı öyküsüyle Altın Palmiye’yi kazandı. Ertesi yıl aynı ödülü ‘Fil Hamdi’ adlı öyküsüyle ikinci kez kazandı. Nesin 1966’da Bulgaristan’da yapılan uluslar arası gülmece yarışmasında birincilik ödülü olan Altın Kirpi’yi “Vatani Vazife” adlı öyküsüyle kazandı.  1968’de Milliyet Gazetesinin açtığı Karagöz Oyunu Yarışması’nda “Üç Karagöz” oyunuyla birincilik ödülü aldı. 1969’da Moskova’da yapılan Uluslararası Gülmece Yarışması’nda “İnsanlar Uyanıyor.” adlı öyküsüyle Krokodil birincilik ödülü, 1970’de de Türk Dil Kurumu’nun Oyun Ödülü’nü “Çiçu” adlı oyunuyla kazandı. 1972’de Nesin Vakfı’nı kurdu.  Vakıf’ta her yıl belirli sayıda alınan kimsesiz ve yoksul çocukların bakım ve eğitimlerini üstlendi. 1974’de Asya-Afrika Yazarlar Birliği’nin Lotus Ödülü’nü kazanan Nesin, 1975 Lotus ödülünü almak için Filipinlerin başkenti Manila’da yapılan törene katıldı. 1978’de “Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz” adlı romanıyla Madaralı Roman Ödülünü kazandı. 1985’de İngiltere’de Pen Kulüp Onur Üyeliği’ne seçildi. Tüyap’ın düzenlediği” Halkın Seçtiği Yılın Yazarı” ödülünü kazandı. 1989’da Sovyet Çocuk Fonunu’nun ilk kez verilen “Tolstoy Altın Madalyası’na değer görüldü. Yazar, söyleşi ve imza günü için gittiği Çeşme Alaçatı’da 5 Temmuz’u 6 Temmuz’a bağlayan gece sabaha karşı kalp kriziyle yaşama veda etti. 7 Temmuz 1995’te vasiyeti gereği hiçbir tören yapılmaksızın ve yeri belli olmayacak şekilde Çatalca’daki Nesin Vakfı’nın bahçesine gömüldü. Ardında 80 yıllık mücadele, sayısız başarı ve “Nesin Vakfı”’nı bıraktı.

FETHİ NACİ KALPAKÇIOĞLU

Fethi Naci (İsmail Naci Kalpakçıoğlu, doğum Giresun 1927), İstanbul Üniversitesi İktisat fakültesini bitirdi. 1940’tan başlayarak çeşitli dergi ve gazetelerde şiirler ve öyküler yayınladı. 1953’ten sonra yazdığı eleştirilerde Fethi Naci adını kullanmaya başladı. 1965’de gerçek yayınevi’ni kurdu. Bu yayınevinde başlattığı “Yüz Soruda” dizisi büyük ilgi gördü. Yapıtları; İnsan Tükenmez (1956), Gerçek Saygısı (1959), Azgelişmiş Ülkeler ve Sosyalizm (1965), emperyalizm Nedir (1965), Az Gelişmiş Ülkelerde Askeri Darbeler ve Demokrasi (1966), Kompradorsuz Türkiye (1967), 100 Soruda Atatürk’ün Temel Görüşleri (1968), On Türk Romanı (1971), Edebiyat Yazıları(1976), 100 Soruda Türkiye’de Roman ve Toplumsal Değişme (1981), Eleştiri Günlüğü (1986), Bir Hikâyeci: Sait Faik, Bir Romancı: Yaşar Kemal (1990), Gücünü Yitiren Edebiyat (1990), Roman ve Yaşam (1992), Eleştiri’de 40 Yıl (1994), 40 Yılda Kırk Roman (1994), Reşat Nuri’nin Romancılığı (1995), 50 Türk Romanı (1997), Şiir Yazıları (1997), 60 Türk Romanı(1998), Kıskanmak (1998), Sait Faik’in Hikâyeciliği (1998), Yaşar Kemal’in Romancılığı (1998), Yüzyılın 100 Türk Romanı (1999), Dönüp Baktığımda(1999)

.

BEDRİ RAHMİ EYÜBOĞLU

1913’de Görele’de doğdu. Trabzon Lisesini okurken, 1927’de bu okula resim öğretmen olarak atanan Zeki Kocamemi’nin öğrencisi oldu. Onun derslerinin etkisi ve okul müdürünün özendirmesiyle 1929’da İstanbul’da Güzel Sanatlar Akademesi (Mimar Sinan Üniversitesi)ne girdi. Burada Nazmi Ziya ve İbrahim Çallı’nın öğrencisi oldu. 1930’da eğitimini bitirmeden, ağabeyisi Sabahattin Eyüboğlu’nun yanına Paris’e gitti. Orada Andre Lhote’un yanında resim çalıştı. Daha sonra evleneceği Rumen asıllı eşi Eren Eyüboğlu ile burada tanıştı. Yurda döndükten sonra 1934’de D Grubu’nun dördüncü sergisine otuz resim ile katıldı. İlk kişisel sergisini de aynı yıl Bükreş’te açtı. 1934’te katıldığı Akademi’nin diploma yarışmasında üçüncü oldu. 1936’daki diploma yarışmasında Hamam adlı kompozisyonuyla birinci oldu. Aynı yıl Moskova’da düzenlenen Çağdaş Türk Sanat Sergisi’ne katıldı. 1937’de Cemal Tollu’yla birlikte Akademi’nin Resim Bölümü Şefi Leopold Levy’nin asistanı oldular. 1940’lardan sonra duvar resimlerine yöneldi İlk duvar resmin 1943’te İstanbul’da, Ortaköy’deki Lido Yüzme Havuzu için yaptı. 1947’de İstanbul’da özel atölye ve galeri açtı. 1950’de Ankara’da o güne kadarki bütün dönemlerini kapsayan bir sergisi düzenlendi. Mozaik çalışmalarına 1950’de başladı. 1958’de uluslararası Brüksel Sergisi için 272 metrekarelik bir mozaik pano gerçekleştirdi ve bu yapıtıyla serginin büyük ödülü olan altın madalyayı kazandı. 1959’da Paris’teki NATO yapısı için, şimdi Brüksel’de bulunan, 50 metrekarelik bir mozaik pano hazırladı. 1960 ve 1961’de iki kez ABD’ye gitti. Orada birçok geziye katıldı, konferanslar verdi ve resim çalışmaları yaptı. 1969’da Sao Paulo bienalinde onur madalyası kazandı. Ayrıca 1940’da Devlet Resim ve Heykel Sergisi’nde resim dalında üçüncülük, 1943’te aynı serginin 4.’sünde 2.’lik ve 1972’de de 33. sergide birincilik ödülünü aldı. Bedri Rahmi, Akademi’deki ilk yıllarından sonra temel bilgilerini Paris’te Andre Lhote Akademisi’nde edinmesine karşın onun kübist ve konstrüktif yaklaşımını benimsememiş, Dufy ve Maisse’i kendine daha yakın bulmuştur. Çeşitli teknikleri deneyerek gravür, mozaik, heykel ve seramik alanlarında birçok eser vermiştir. Yine bir halk sanatı olan yazmacılığa da yönelmiş, kumaş üstüne baskılar yapmış, bu çalışmalarını öğrencileriyle birlikte yürütmüştür. İki yıl kadar süren ABD gezisinden sonra değişik malzemelerden yararlanarak soyut resimler ve renk düzenlemelerine yönelmişse de, son yıllarında yeniden eski konulara dönmüştür. Kemençeciler, gecekondular, hanlar, kendi portreleri, balıklar ve kahvelerle yeni renk ve doku deneyimlerinden de yararlanarak, çağdaş doğaya eğilişin ustaca ve yetkin örneklerini vermiştir. Çağdaş resim öğelerini de içeren bu çalışmalarında, konu soyuta yaklaştığı oranda, resminde bir tür “nakış”a dönüştüğü izlenir. Bedri Rahmi 1927’de başladığı resim öğretmenliğini ölümüne değin sürdürmüş, Akademi’deki atölyesinde sayısız öğrenci yetiştirerek çağdaş Türk resmi için bu açıdan da etkili ve yararlı olmuştur. Bedri Rahmi 1928’de daha lise öğrencisiyken şiir yazmaya başlamıştır. Şiirlerine, 1933’ten sonra Yeditepe, Ses, Güney, İnsan, İnkılâpçı Gençlik ve Varlık dergilerinde yer verilmiştir. 1941’den başlayarak çeşitli şiir kitapları yayınlamıştır. Halk edebiyatının masal, şiir, deyiş gibi her türüne duyduğu hayranlık, şiirlerine de yansıdı. Bedri Rahmi Eyüboğlu 21 Eylül 1975’de vefat etti.

HAMİT GÖRELE

1884 yılında Görele’de doğdu. Ortaöğrenimini tamamladıktan sonra bir süre Haydarpaşa Tıp Fakültesi’nde bir süre de Mühendis Mekteb-i Âlisinde eğitim gördü, daha sonra Sanayi Nefise Mektebine girdi. Burayı bitirmek üzereyken açılan Avrupa sınavını kazanarak Paris’e gitti. Önce Julian Akademisi’nde daha sonra Andre Lhote atölyesinde çalıştı. Türkiye’ye döndükten sonra çalışmalarını bağımsız olarak sürdürdü. 1968’de Çağdaş Türk Ressamları Cemiyeti’nin yılın sanatçısı ödülünü kazandı. 1980’de ki 41. devlet resim ve heykel sergisinde de başarı ödülünü aldı. Hamit Görele, Akademi’deki öğrencilik yıllarında Pierre Bonnard ve izlenimcilerin etkisinde kaldı. Paris’te bulunduğu sırada kübist ve fovist renk renk anlayışlarından etkilenerek manzara, portre ve figürle kompozisyonlar yaptı. Ayrıntıdan uzak yalın kübist tutumunu sürdürdü. Daha sonra dışa vurumcu bir anlayışa yöneldi. 1950’lilerin ortalarına doğru geometrik nitelikte stilizasyon denemelerine girmiştir. 1960’larda kare, dikdörtgen ve daire gibi geometrik biçimleri temel olan soyut yapıtlar gerçekleştirmeye başladı. 1970’lerin ortalarından sonra geometrik soyut anlayıştan uzaklaşarak daha önceki yalın anlayışı doğrultusunda doğa görünümleri ve portreler yaptı. 1981 yılında vefat etti.

CAN YÜCEL

Can Yücel 1926’da İstanbul’da doğdu. Millî Eğitim Bakanlığı da yapmış olan ünlü kültür adamı Göreleli Hasan Ali Yücel’in oğludur. Ankara ve Cambridge üniversitelerinde Latince ve Yunanca okudu. Çeşitli elçiliklerde çevirmenlik, Londra’da BBC’nin Türkçe bölümünde spikerlik yaptı. Askerliğini Kore’de yaptı. 1958’de Türkiye’ye döndükten sonra bir süre Bodrum’da turist rehberi olarak çalıştı. Ardından bağımsız şair ve çevirmen olarak yaşamını İstanbul’da sürdürdü. 1956 yılında Güler Yücel ile evlendi. Bu evlilikten iki kızı (Güzel ve Su) ve bir oğlu (Hasan) oldu. Son yıllarında Datça’ya yerleşti ve her hafta Leman, her ay Öküz dergilerinde yazıları ve şiirleri yayımlandı. Can Yücel, 1945–1965 yılları arasında Yenilikler, Beraber, Seçilmiş Hikâyeler, Dost, Sosyal Adalet, Şiir Sanatı, Dönem, Ant, İmece ve Papirüs adlı dergilerde yazdı. Daha sonraları Yeni Dergi, Birikim, Sanat Emeği, Yazko Edebiyat ve Yeni Yeni Düşün dergilerinde yayımladığı şiir, yazı ve çeviri şiirleri ile tanınan Yücel,  965’ten sonra siyasal konularda da ürünler verdi. 12 Mart 1971 döneminde Che Guavara ve Mao’dan çeviri yaptığı gerekçesiyle 15 yıla mahkûm oldu. 1974’te çıkarılan genel afla dışarı çıktı, ardından hapiste yazdığı Bir Siyasinin Şiirleri adlı kitabını yayımladı. 12 Eylül 1980 sonrasında müstehcen olduğu olduğu iddiasıyla Rengahenk adlı kitabı toplatıldı. 1962’de İngiltere’deyken, 1709 yılından kalma, Latin harfleriyle taş baskısı olarak basılmış bir Türkçe dil bilgisi kitabı bulması büyük yankı uyandırdı. İlk şiirlerini 1950 yılında Yazma adlı kitapta topladı. Taşlama ve toplumsal duyarlılığın ağır bastığı şiirlerinde yalın dili ve buluşlarıyla dikkat çekti. Can Yücel’in ilham kaynakları ve şiirlerinin konuları; doğa, insanlar, olaylar, kavramlar, heyecanlar, duyumlar ve duygulardır. Şiirlerinin çoğunda sevdiği insanlar vardır. Can Yücel için ailesi çok önemlidir; eşi, çocukları, torunları, babası. Bu insanlarla olan sevgi dolu yaşamı şiirlerine yansımıştır. “Küçük Kızım Su’ya”, “Güzel’e” “Yeni Hasan’a Yolluk”, “Hayatta Ben En Çok Babamı Sevdim” bu sevgi şiirlerinin bazılarıdır. Can Yücel ayrıca Lorca Shakspeare, Brecht gibi ünlü yazarların oyunlarından çeviriler yaptı. Shakspeare, çevirileri (Hamlet, Fırtına, Bir Yaz Gecesi Rüyası) son derece başarılıdır. Shakspeare’in ünlü “to be or not to be” sözünü “bir ihtimal daha var, o da ölmek mi dersin” diye Türkçeleştirmiştir. 1959’da ilk baskısı yayımlanan “Her Boydan’ adlı kitabında dünya şairlerinin şiirlerini serbest ama çok başarılı bir biçimde Türkçeye çevirmiştir. 12 Ağustos 1999 gecesi ölen şair, çok sevdiği günebakan çiçekleriyle uğurlanarak Datça’ya gömüldü.

İDİL BİRET

İdil Biret 1940 yılında doğdu. Anne tarafı Şebinkarahisar, baba tarafı Erzincanlıdır. İlk piyano derslerini Mithat Fenmen’den aldı. TBMM’nin çıkardığı özel kanunla yedi yaşında Fransa’ya gönderildi. Nadia Boulanger’nin gözetiminde Paris Konservatuvarı’nın yüksek piyano, eşlikçilik ve oda müziği bölümlerini birincilikle bitirdi. Beş kıtayı kapsayan sayısız konserlerinde Boston senfoni, Leningrad Filarmoni, Leipzig, Gevvandhaus, Dresden Staats Kapelle, Sydney Senfoni, Tokyo Filarmoni, Paris Senfoni gibi orkestralarla Boult, Kepme Keilberth, Sargent, Monteux, Leinsdorf, Scherchen, Rozhdestvensky, Mackerras, gibi ünlü şeflerin yönetiminde çalmıştır. Montreal, Royan, Atina, Persepolis, Berlin, Ruhr dahil olmak üzere birçok uluslar arası festivale katıldı. Uluslararası birinci İstanbul festivalinde Yahudi Menuhin ile Ludwig van Beethoven’in sonatlarını, 1986 “Montpellier Festivali”nde Beethoven Senfonilerinin Fransz Liszt tarafından yapılan piyano uyarlamalarının tamamını dünyada ilk kez 4 konserde seslendirdi. Kraliçe Elisabeth (Belçika), Van Cliburn (ABD), Busoni (İtalya), Liszt (Almanya), gibi birçok uluslararası piyano yarışmasında jüri üyeliği yapan İdil Biret’in aldığı ödüller arasında “Lilli-Boulanger (Boston), “Harriet Cohen / Dinulipatti” (Londra), Polonya Hükümetinin “kültürel liyakat” ve Fransız Hükümeti’nin “chevalier de ı’ordre natrional de merite” nişanları bulunmaktadır. İdil Biret, 1971 yılından beri devlet sanatçısıdır. Bugüne kadar seslendirdiği plakların sayısı 45 adet CD ile 60’ı aşmaktadır. Bunlar arasında plak tarihinde ilk kez komple proje halinde seslendirilen Beethowen / Liszt senfonilerinin tamamı Frederic Chopin’in bütün piyano eserleri, Johannes Brahms’ın bütün solo piyano eserleri ve konçertoları, Sergei Rachmaninoff’un bütün piyano eserleri yer almaktadır. Bunlar pek çok eleştirmenin hayranlığıyla karşılanmış ve sanatçının “çağımızın en önde gelen piyano ustalarından biri” olarak nitelenmesine yol açmıştır. 1955’te Chopin Plakları Büyük Ödülü” yarışmasında jüri özel ödülünü kazanmıştır. Aynı yıl kaydettiği Fransız besteci Pierre Boulez’in üç sonatını içeren CD Paris’te yılın “Altın Diyapazon” ödülünü almış ve Le Monde gazetesi tarafından 95 yılın en iyi plakları arasına seçilmiştir. 1997 yılında, 100. Ölüm Yıl Dönümü nedeniyle Brahms’ın tüm solo eserlerini 5 koroluk bir dizide seslendirmiştir.

KEMAL TAHİR

II. Abdülhamit’in yaverlerinden Şebinkarahisarlı Yüzbaşı Tahir Bey ile Nuriye Hanım’ın oğlu olan Kemal Tahir’in asıl adı İsmail Kemalettin Demir’dir. 1910’da İstanbul’da doğdu. Vakit, Haber, Son Posta gazetelerinde röportaj yazıları çıktı ve çevirmen, düzeltmen olarak çalıştı. Yedigün ve Karikatür dergilerinde sekreterlik, Karagöz Gazetesi’nde başyazarlık, Tan’da yazı işleri Müdürlüğü yaptı. 1957’de Aziz Nesin’le birlikte “Düşün Yayınevi”ni kurdu. Ölünceye kadar kalemiyle geçindi. 1955’te kendi adını kullanarak yayımladığı hikâye kitabı “Göl İnsanları” ilgiyle karşılandı. Bu kitabı konularını kasaba ve köy yaşamından alan Anadolu romanları ve yakın tarihin romanlarını izlediği kent romanları izledi. Köy romanlarının ilk Sağırdere (1955) ve onun devamı olan Körduman’da (1957) Çorum’un Yamören köyünden Kamil’in serüvenini merkez alarak köylünün sorunlarını, etik değerlerini, köyün ekonomik yapısını, tarih içindeki bağlarını koparmadan sergiledi. Köy Enstitülü yazarların köye bakışından farklı bir yaklaşımdı bu.

Rahmet Yolları Kesti’de (1957) eşkıyalık olgusuna eğildi. Bu konudaki görüşü Yaşar Kemal’in İnce Memedi’yle tam bir karşıtlık oluşturuyordu. Yedi Çınar Yaylası (1958), Köyün Kamburu (1959) Büyük Mal (1970), üçlemesinde köylünün günlük hayatını, ağa, eşref sömürüsünü mütareke döneminden Cumhuriyet’e uzanan tarihi fonda ele aldı. Fethi Naci’nin onun en başarılı romanlarından saydığı Esir Şehrin İnsanları (1956) ve Esir Şehrin Mahpusu’nda (1962) mütareke dönemini, Kurtuluş Savaşı’nın bir Osmanlı paşazadesi üzerindeki değiştirici etkisini; Yorgun Savaşçı’da (1965) ittihatçılarla millî mücadele yanlısı güçler arasındaki çatışmayı; Kurt Kanunu’nda (1969) İzmir Suikastı’nı; Yol Ayrımı’nda (1971) Serbest Fırka olayını anlattı. Asya tipi üretim tarzına ilişkin düşüncelerini ortaya koyduğu Devlet Ana (1967), üzerinde en çok konuşulan, en büyük tartışma çıkaran kitabı oldu. Osmanlı İmparatorluğu’nun kuruluş yıllarına uzandığı, “Kerim Devlet” anlayışını vurguladığı bu romanda öbür romanlarındaki gerçekçi çizgiden uzaklaştı. Halk Hikâyeleri’nin, destan ve masalların yapısından, söyleyiş özelliklerinden yararlandı. 21 Nisan 1973’te geçirdiği bir kalp krizi sonucu İstanbul’da öldü. Yorgun Savaşçı ile Yunus Nadi, Devlet Ana ile Türk Dil Kurumu ödüllerini alan Kemal Tahir’in hapishane anılarından yola çıkarak yazdığı Namusçular, Karılar Koğuşu gibi kitapları ve Hür Şehrin İnsanları ölümünden sonra basıldı.

ARA GÜLER

Dünya çapında isim yapmış fotoğraf sanatçısı ve gazeteci Şebinkarahisarlıdır. Ara Güler ya da İstanbul Fotoğrafçısı; 16 Ağustos 1928’de İstanbul’da doğdu. 1950’de Yeni İstanbul Gazetesi’nde gazeteciliğe başlarken aynı zamanda İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesine devam etti. 1958’de Time Life, Paris-Match ve Stern dergilerinin yakın doğu foto muhabirliği görevini üstlendi. 1954’de askerlik görevini tamamladı ve Hayat dergisinde fotoğraf bölüm şefi olarak çalışmaya başladı. Aynı yıllarda Henri Cartier Bresson ile tanışarak Paris Magnum Ajansı’na katıldı ve İngiltere’de yayımlanan Photography Annual Antolojisi onu dünyanın en iyi yedi fotoğrafçısından biri olarak tanımladı. 1962’de Almanya’da çok az fotoğrafçıya verilen Master Of Leica Unvanı’nı kazandı. 1967’de Kanada’da açılan İnsanların Dünyasına Bakışlar Sergisi’nde, 1968’de New York Modern Sanatlar Galerisi’nde düzenlenen renkli Fotoğrafın On Ustası adlı sergide, aynı yıl Almanya, Köln’de Fotokina Fuarı’nda yapıtları sergilendi. 1970’de Türkei adında fotoğraf albümü Almanya’da yayınlandı. 1971’de Lord Kinross’un Hagia-Sophia(Ayasofya) kitabının fotoğraflarını çekti. Yine Skira Yayınevi tarafından Picasso’nun 90. yaş günü için yayınlanan Picasso Metamorphose et Unite adlı kitap için Picasso’nun foto röportajını yaptı. 1975’de ABD’ye davet edildi ve birçok ünlü Amerikalının fotoğraflarını çektikten sonra Yaratıcı Amerikalılar adlı sergisini dünyanın birçok kentinde sergiledi. Yine aynı yıl Yavuz Zırhlısının sökülmesini konu alan Kahramanın Sonu adlı bir belgesel film çekti. 1979’da Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin foto muhabirliği dalındaki birincilik ödülünü aldı. 1991’de Dışişleri Bakanlığı için Halikarnas Balıkçısı’nın (Cevdet Şakir Kabaağaçlı) The Sixth Continent adlı kitabını fotoğrafladı. İsmet İnönü, Winston Churchill, Indira Gandi, John Berger, Bertrant Russel, Alfred Hitchcock, Ansel Adams, Imogen Cunningham, Salvador Dali, Picasso gibi birçok ünlü kişi ile röportajlar yapmış, fotoğraflarını çekmiştir. Yıllarca üstünde çalıştığı Mimar Sinan yapıtlarının fotoğraflarını 1992’de Fransa’da ABD ve İngiltewre’de Sinan, Architech of Soliman the Magnificent adlı kitabı yayımlandı. Ara Güler’in fotoğrafları Paris Ulusal Kitaplık’ta, ABD’de Rochester George Eastman Müzesi’nde, Nebraska Üniversitesi Sheldon Koleksiyonu’nda bulunmaktadır. Köln Mueseum Ludwing’de, Das Imaginare Photo Museum’da fotoğrafları sergilenmektedir.

NAİM TİRALİ

25 Aralık 1925 yılında Giresun’da doğdu. İlkokulu Piraziz ve Giresun’da okudu. Galatasaray Lisesini, ardından İstanbul Hukuk Fakültesini bitirdi. İlk öyküsünü 1943 yılında Yeşil Giresun Gazetesinde yayımladı. Beş yıl süreyle Yenilik Dergisini çıkardı. 1956 yılında Vatan Gazetesine girdi. 1959 yazı işleri müdürüyken, bir Amerikalı yazarın Adnan Menderes’i eleştiren yazısını yayımlaması nedeniyle 16 ay hapise mahkûm oldu. Yüz gün cezaevinde kaldıktan sonra 27 Mayıs 1960 İhtilali’yle birlikte serbest bırakıldı. 1961 yılında Giresun Milletvekili seçildi. 1962 yılında Vatan Gazetesi’ni devralarak 1975 yılına kadar Ankara ve İstanbul’da sürdürdü. 1977 yılında basın şeref kartı aldı. 1960’lı yıllarda Türkiye Gazete Sahipleri Sendikası ikinci başkanlığı; milletvekilliği sırasında Dünya Parlamentolar Birliği Türkiye Grubu Başkanlığı ve CHP Meclis Grubu Onur Kurulu Üyeliği yaptı. Lise öğrenciliği yıllarında yazmaya başladığı öykülerinden bazıları yabancı dillere çevrilmiş, okul kitaplarında yer almıştır. Türk öykücülüğünde Memduh Şevket Esendal ile Sait Faik Abasıyanık arasında bir yerde olan özgün bir öykücü olan Naim Tirali, mesleğe uzun yıllarını vermiş bir gazetecidir.

Eserleri: Park (öykü), Yirmibeş Kuruşa Amerika (öykü), Aşka Kitakse (öykü), Piraziz Nere Berlin Nere (öykü), aşk dediğin (öykü), Çılgınca Şeyler (öykü), İki Şalom Arasında (gezi yazıları), Sakıncalı Yazarlardan Sakıncasız Öyküler (çeviri seçki), Şapkasını Yiyen Bakan (gazete yazıları), Karanlığa Işık Tutmak (gazete yazıları).

ADİL EMECAN

1961 Tirebolu doğumlu. İstanbul Bahçelievler İlkokulu, Haydarpaşa Erkek Lisesi, İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi’ni bitirdi. Mecburi hizmetini Ağrı’da bir yıl Verem Savaş Dispanserliği Doktorluğu, bir yıl da İl Sağlık Müdürlüğü yaparak tamamladı. İstanbul Yedikule Göğüs Hastanesi’nde ihtisasını tamamladı. Askerlik görevini Ankara Gülhane Askeri Tıp Akademisinde ifa etti. Yedikule Göğüs Hastalıkları Hastanesi’nde Başhekim Yardımcılığı yaptı. 1994 yerel seçimlerinde Zeytinburnu Belediye Başkanı seçildi. Belediye başkanlığı döneminde Zeytinburnuspor’un başkanlığını yaptı. Yine aynı dönemde Giresun’un sportif, sosyal, ekonomik oluşumlarına katkıda bulundu. Görevi sonrası Amerika’da yedi ay dil eğitimi aldı. Üniversitede ve izleyen yıllarda Yeni Bosna Amatör Spor Kulübü’nün başkanlığını yaptı. İstanbul Amatör Spor Kulüpleri federasyonu’nun yönetiminde bulundu. İstanbul’da yaşayan Giresunluların bir araya gelmeleri, dayanışmaları için uzun yıllar faaliyet gösterdi, İstanbul/Giresun Derneklerinin Koordinatörlüğü’nü ve Başkanlığını yaptı. Giresun Vakfı Üyesi ve Galatasaray kulübü Kongre Üyesi olan Adil Emecan halen Zeytinburnu Eğitim Vakfı’nın Başkanlığını yürütmekte, Yedikule Göğüs Hastalıkları Hastanesi’nde doktorluk görevine devam etmektedir.

   

ENVER YÜCEL

1957 yılında Giresun’un Piraziz ilçesinin şeyhli köyünde doğdu. İlk ve ortaokulu Piraziz’in Şeyhli Mahallesi’nde tamamladı. Liseyi İstanbul Haydarpaşa Lisesi’nde yatılı okudu. Yüksek öğrenimini Marmara Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nin(o yıllardaki adıyla İstanbul Atatürk Eğitim Enstitüsü) Matematik Bölümünde tamamladı. 1981 yılında Matematik Mühendisi Semra Yücel ile evlendi. Bir oğlu ve bir kızı vardır. Eğitim Hizmetini Türkiye’de devletin yükü olmaktan çıkarmak isteyen Enver Yücel, bu alanda önemli atılımlar, yardımlar ve bağışlar gerçekleştirmiştir. Piraziz Gökçeali köyüne uydu bağlantılı interaktif eğitim yapabilen tam donanımlı bir ilköğretim okulu; Piraziz’e de tam donanımlı bir Endüstri Meslek ve Teknik Lise yaptırıp devlete bağışlamıştır.

1968’de kurulan ve hâlihazırda İstanbul’da 16 ve yurt genelinde 100 şubesiyle 116 şubeye ulaşan Uğur Dershaneleri’nin Yönetim Kurulu Başkanlığı; 1994 yılında faaliyete geçen İstanbul Bahçeşehir Koleji ile 2003 yılında faaliyete geçen Bursa Bahçeşehir Koleji’nin Yönetim Kurulu Başkanlığı; 1998’de Uğur Eğitim Hizmetleri ve Yayımcılık A.Ş.’nin Yönetim Kurulu Başkanlığı; 1998 Akademik Eğitim Öğretim yılında açılışı dönemin Cumhurbaşkanı Sayın Süleyman Demirel ile Sayın Rauf Denktaş tarafından yapılan Bahçeşehir Üniversitesi’nin Mütevelli Heyeti Başkanlığı; Tüm Özel Öğretim Kurumları Derneği Başkan Vekili; Giresun Vakfı Kurucu Başkanı; Uğur Eğitim Kurumları Vakfı Kurucu Başkanı; Haydarpaşa Eğitim Vakfı Kurucusu; Unesco Liderlik Kürsüsü Başkan Vekili üyelikleri vardır.

OĞUZ SATICI

İlkokulu Reşitpaşa İlkokulu’nda orta öğrenimini Mahmutpaşa Ortaokulunda tamamlayan Satıcı, lise öğrenimine ise Kabataş Erkek Lisesinde devam etmiştir. Erken yaşta iş hayatına aile işi olan tekstil sektöründe başlamış, bir yandan da Washington International University’de işletme lisansı almıştır. Kendi kurduğu firmalarda halen üretici ihracatçı olarak iş dünyasında yer alan Satıcı, İstanbul Ticaret Odası (İTO), İktisadi Kalkınma Vakfı (İKV), İstanbul Sanayi Odası (İSO), gibi kuruluşlarda görevler üstlenmiştir. Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu (YOİKK), Türkiye Yatırım Danışma Konseyi (YDK) üyelikleri ile Türkiye İhracat Kredi Bankası (TÜRK EXİMBANK) yönetim kurulu üyeliğini yürüten Oğuz Satıcı 2001 yılından beri Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanlığı’nı sürdürmektedir. Oğuz Satıcı, evli ve iki çocuk babasıdır.

MURAT AYDIN

Murat Aydın 1960 yılında Giresun’da doğdu. İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi’ni bitirdi. Aynı üniversitede yönetim ve ekonomi üzerine master programını tamamladı. 27 Mart 1994 seçimlerinde Zeytinburnu’ndan İl Genel Meclisi üyeliğine seçildi. 18 Nisan 1999 seçimlerinde Zeytinburnu Belediye Başkanı oldu. 28 Mart 2004 Mahallî İdareler Seçimi’nde yeniden seçildi.

Evli ve iki çocuk babası olan Murat Aydın, 30 yıldır Zeytinburnu’nda oturuyor. İngilizce bilen Murat Aydın, Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Meclisi üyeliğini sürdürmektedir.

LOKMAN ÇAĞIRICI

1965 yılında Bulancak’ta doğdu. Yıldız Teknik Üniversitesi Endüstri Mühendisliği’ni bitirdikten sonra 1999 yılına kadar çeşitli yöneticilik ve çeşitli ticarî faaliyetlerde bulundu. 1990’dan 1999 yılına kadar çeşitli siyasî partilerin il ve ilçe teşkilatlarında çeşitli görevlerde bulunan Lokman Çağırıcı, 1999 Mahalli Yerel Seçimi’nde Bağcılar Belediyesi’ne Belediye Meclis Üyesi oldu, aynı zamanda Başkan Yardımcılığı görevine atandı. 11 Mayıs 2007’ye kadar Meclis Üyeliği ve Başkan Yardımcılığı görevlerini yürüttü. Bağcılar Belediye Başkanı’nın milletvekili adaylığı için istifa etmesinin ardından, Belediye Meclisi’nde yapılan seçimde 44 üyenin 40’ının oyunu alarak Bağcılar Belediye Başkanlığı’na seçildi. Lokman Çağırıcı evli ve dört çocuk babasıdır.

HAMZA BAHAT - REŞAT BAHAT - HARUN BAHAT- SÜLEYMAN BAHAT

Bahat Sağlık Grubu, 1994 yılında 300 metrekarelik küçük bir semt kliniği ile yola çıktığı yolculuğunu Sultançiftliği Bahat Hospital, İkitelli Batı Bahat Hospital, 500 Evler Bahat Halk Hastanesi ve Küçükçekmece Kanarya’da Batı Polikliniği ile sürdürüyor. Bahat Sağlık Grubu kaliteli sağlık hizmeti sunmaya devam ederken, ileri teknoloji yatırımları ile İstanbul’un en önemli sağlık merkezleri arasında yer alıyor.

Toplumun yaşam kalitesini yükseltmek üzere koruyucu ve iyileştirici sağlık hizmetlerini tıbbın ulaştığı en üst düzeyde, yaygın ve bütünleşik bir yapı içinde uygun ekonomik koşullarda topluma sunmak Bahat Grubu’nun misyonudur. Grup, uzman kadrosu, insan yaşamına olan saygısı ve kurumsal değerleri doğrultusunda tıbbî hizmetlerdeki mükemmeliyet düzeyi, müşteri memnuniyeti yaratmadaki karalılığı, üstün nitelikli ekibi, çağdaş alt yapısı ve öncü uygulamalarıyla Türkiye’de model oluşturmayı ve dünyada referans olarak gösterilen sağlık kurumlarından biri olmayı amaçlıyor. 2004–2005 yıllarında elde ettiği “Türkiye’de en çok doğum yaptıran özel hastane” unvanını mutluluk ve gururla taşıyan Bahat Hospital, günlük operasyonlardaki tıbbî ve idarî uygulamalarıyla hasta memnuniyetini sağlarken kendisini bugünlere getiren değerlere de sahip çıkıyor. 4 ayrı sağlık işletmesinde, hemen hemen tamamı bünyesinde yer alan hekimlerin ortaklık yapısı ve gelişmiş teknoloji parkıyla İstanbul’un öncü kuruluşu olma yönünde hızla ilerleyen Bahat Sağlık Grubu, çok amaçlı hastanelerinde kadın doğum, dâhiliye, göğüs hastalıkları, göz, üroloji, ortopedi, beyin cerrahi, nöroloji, KBB, diş, radyoloji, kardiyoloji, cildiye, çocuk ve ergen psikiyatrisi, çocuk nöroloji, medikal estetik, tüp bebek ve üremeye yardımcı tedaviler merkezi, çocuk, çocuk cerrahisi, erişkin ve bebek yoğun bakım bölümleri ile hizmet veriyor.