T.C. KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI GİRESUN İL KÜLTÜR VE TURİZM MÜDÜRLÜĞÜ

Ekonomik Yapı

 

TARIM:

Giresun’da isdihdamın büyük bir kısmı tarım ağırlıklı olmasına rağmen, Kırsal nüfus başına düşen tarımsal ürünler üretimi ülke ortalamasının altındadır. Bunun temel nedeni, tarımsal verimliliğin düşük olmasıdır. Giresun ili tarım hâsılasının ülke tarım hâsılası içindeki payı binde 8,5 gibi düşük düzeydedir. İl’in yer aldığı Karadeniz bölgesinin sosyo- ekonomik gelişmişlik düzeyi itibariyle ülke ortalamaları altında kalmaması, temel nedenleri engebeli arazi yapısına sahip olması ve coğrafi koşulları tarım ve sanayi için elverişli olmamasıdır. Tarım sektörü ağırlığını korumakla birlikte, tarımsal arazinin küçük parçalardan oluşması verimliliği düşürmektedir.

Tarım alanları, topografya ve diğer ekolojik özellikleri bitkisel, hayvansal ve su ürünleri üretimi için uygun olan ve hali hazır amaçla kullanılan veya imal, ıslah ve ihya edilerek bitkisel, hayvansal ve su ürünleri üretimi için uygun hale dönüştürebilen araziler kapsamaktadır. Doğu Karadeniz dağ silsilesinin ikiye böldüğü Giresun ilinin bu iki bölümü arazi yapısı bakımından çok ayrı özellikler arz eder. Fındığın dışında ailelerin geçimi için hayvancılık ve sebzecilik faaliyetleride görülmektedir. Son yıllarda seracılık önem kazanmaya başlamıştır. Tirebolu-Eynesil bölgesinde çay yetiştiriciliği fındıktan sonra ikici sırada olup, çoğu ailenin geçim kaynağını teşkil eder. Şebinkarahisar, Alucra ve Çamoluk ilçelerinde tarımsal yapı sahil kesimden tamamen farklı bir özellik gösterir. Hububat, meyvecilik, sebzecilik ve son yıllarda da tütün üretimi yaygınca yapılan tarım faaliyetler arasındadır. Kivi yetiştiriciliği, üzüm yetiştirme çalışmaları ve küçük ölçekli ahududu yetiştiriciliği tarımsal alandan ilimize ekonomik girdi sağlayan ürünler arasındadır.

ENERJİ:

Yapılan çalışmalar sonucu enerji ham maddelerinden 5 adet linyit, 8 adet uranyum ve 1 adet petrol olmak üzere toplam 14 adet yatak ve zuhur tespit edilmiştir. İlimizde adedi halen işletilmekte olan 12 adet maden suyu ve 1 adet sıcak su kaynağı mevcuttur. Ayrıca bölgede kömür yatak zuhurları konusunda önemli çalışmalar yapılmış bu çalışmalar sonucunda 230 ton uranyum rezervi tespit edilmiştir. Giresun ili elektrik enerjisini bağlaşımlı sistemden (Ulusal enerji sistem) temin etmektedir. İlimizde enerji üretiminde Doğankent hidroelektirik santrali ilimizde enerji üretmekte olup yıllık üretimi ortalama 262.000.000 kwh olarak gerçekleşmektedir.

İMALAT:

Giresun ticaret odasına kayıtlı 1822 iş yerinden 692’si gerçek 1130’u tüzel kişiliğe sahiptir. İlde küçük sanayi işletmeleri sanayi sitesi bölgelerinde toplanmıştır. İki ayrı sanayi bölgesinde ağaç ve metal alanında faaliyet göstermektedir.

TİCARET:

İlde, iklim ve doğal yapı gereği, tarımsal üretim ve buna bağlı olarak oluşan tarıma imalat sanayi üzerine bir ticari yapı kurulmuştur. Dünyaca kalitesi bilinen Giresun fındığı halkın temel geçim kaynağını oluşturmaktadır. Fındık önceki yıllarda işlenmeden ihraç edilirken günümüzde, tesislerde işlenerek kavrulmuş, kırılmış, beyazlatılmış, un ve püre haline getirilmiş şekilleriyle de ihraç edilmektedir. İlde ticari hayatı canlandıran önemli faktörlerden birisi de kıyı ticaretidir. Sovyetler birliğinin dağılmasıyla ortaya çıkan bağımsız devletler topluluğu ve özellikle Ortaasya Türk cumhuriyetlerine kapıların açılması sonucunda, bu ülkelere önemli ölçüde ihracat yapan firmalar önemli ölçüde gelir sağlamaya başlamıştır.

SU ÜRÜNLERİ:

Giresun’da su ürünleri üretimi bakımından önemli bir potansiyel bulunmaktadır. Karadeniz’e dökülen akarsular ve kaynak sular üzerinde kurulan balık çiftlikleri, üretim tesisleri bulunmaktadır. Ayrıca Şebinkarahisar ilçesindeki göletlerde sazan balığı yetiştiriciliği yapılmaktadır.

HAYVANCILIK:

İlde, büyük ve küçükbaş hayvancılığı sahil kesimde otlakların az olması, yem bitkisi ekiliş alanlarının dağılması ve girdi fiyatlarının yüksek olması nedeniyle düşük ölçekte yapılmaktadır. Yüksek kesimlerde yerleşim nüfusun seyrek olması nedeniyle hayvan sayısı azdır. Bütün bu etkenlere rağmen Alucra, Çamoluk, Dereli ve Şebinkarahisar ilçelerinde hayvancılık halen önemli geçim kaynaklarından birisidir. 2000m. yükseklikteki yaylalar yaz aylarında hayvancılık için önemli bir konuma sahiptir. Kümes hayvancılığı ve arıcılık da önemli geçim kaynaklarındandır.

BÜYÜKBAŞ HAYVANCILIK:

İlimizdeki belli başlı kültür ırkı süt sığırları ve özellikleri şöyledir.

1.      Siyah – Beyaz Alaca ( Holstein ) : Süt ve verimi en yüksek ırklardandır. Laktasyondaki süt verimi 4000–5000 kg.dır. Vücud ağırlıkları 500–700 kg.dır. Sütündeki yağ oranı düşük olup %3 -3,5’tur. Çok yem yerler bol su, yemi olan işletmelerde gayet verimlidir. Et tutma kabiliyetleri iyidir. Buzağıları erken gelişir doğum ağırlıkları 38- 40kg.’dır.

2.      Esmer Sığırlar (Brown – Swiss): çevre şartlarına dayanıklıdır. Yürüme ve otlama yetenekleri çok iyi olup, genellikle süt ve et açısından yetiştirilir. Süt verimi 3500- 4000kg. olup, vücud ağırlıkları 600–700 kg, sütteki yağ oranı % 4’dür. Bölgemizde özellikle Alucra, Çamoluk, Şebinkarahisar ve Dereli ilçelerinde Avusturalya yerli sığırlarıyla melezleşmesinden elde edilen montofon ırkı esmer sığırlar yetiştirilmektedir.

3.      Simental: Vücut rengi çeşitli tohumlarda sarı beyaz alacadır. Canlı ağırlık ergin ineklerde 650 – 800kg.dır. Süt verimleri hastalanmaları nedeniyle yaygınlaşmamıştır. Hem sahil, hemde iç bölgelerde yetiştirilen kombine verilen ırkdır.

4.      Jersey: Sütçü ırklar içinde en küçük yapılılardan biridir. Renk açık- sarı kahverengiden koyu esmer’e kadar değişir. Süt verimi 3000–3500 kg. sütteki yağ oranı %5 – 5,5’tur. Meralardan istifade kabiliyetleri yüksektir. Erken gelişen bir ırktır. Ortalama buzağı canlı ağarlığı 25-26 kg.dır.

5.      Yerli Kara: Et ve süt verimleri düşük olmakta beraber bölgenin şartlarına iyi uyum sağlamış dayanıklı bir ırktır. Kültür Irkları ile melezlerin yoluyla ithal çalışmaları devam etmektedir.

Giresun sahil kesimi besicilik için uygun bir yapıya sahip değildir. Maliyetleri düşürecek mera alanları yoktur. Yayla ve obalar ise eskiden beri süregelen kullanım karmaşası, ulaşım güçlükleri ve sınır anlaşmazlıkları gibi nedenlerle verimli kullanılamamaktadır. Bu problemleri çözmeyi hedefleyen"Mera Kanunu" henüz çözüm olamamıştır. Sahil kesiminde yetiştirilen Jersey ırkı inekler süt kalitesiyle çok üstün olmalarına rağmen, et tutma kapasiteleri zayıf ve etleri kalitesizdir. Bu durumda besi materyali teminini zorlaştırmaktadır.

KÜÇÜKBAŞ HAYVANCILIK

Koyun ırkı olarak sahil ve orta kesimlerde Karayaka ırkı, yüksek kesimlerde ise Akkaraman ırkı hâkimdir. Karayaka ırkının et kalitesi iyi olmakla beraber süt verimi diğer koyun ırklarına göre düşüktür. Genel olarak koyun yetiştiriciliği giderek azalmaktadır.

MADENCİLİK

Doğu Karadeniz metalojenik provensinin orta batı kısmında yer alan Giresun, metalik madenler açısından çok önemli bir potansiyele sahiptir. MTA'nın bugüne kadar yaptığı arama çalışmaları sonucu 43 adet Cu-Pb-Zn, 7 adet Fe, 3 adet Mn, 1 adet Sb yatak ve zuhuru olmak üzere toplam 54 adet yatak ve zuhur tespit edilmiştir. Giresun ilinde yer alan 20 adet masif tipi bakır-kurşun-çinko yataklarından 9 adedinin rezerv hesaplaması yapılmış ve işletilebilir toplam 7.653.290 ton rezerv tespit edilmiştir. Bu yatakların büyük çoğunluğuna cevher-çinko ve kurşun madenleri hâkimdir. İlimizde yeralan skam-primetasomatik tip yataklardan 4 adedinin hesaplaması yapılmış ve %36.45 - %48.26 oranında Fe tenörlü 1.110.000 ton demir rezervi tespit edilmiştir. Giresun ili endüstriyel hammaddeler açısından büyük bir potansiyele sahip değildir. Sadece bazı hammaddeler (alunit, granit, mermer) için önemli yataklar ve rezervler bulunmaktadır. MTA'nın ve özel kuruluşların bugüne kadar yaptıkları arama çalışmaları sonucunda ilimizde 9 adet seramik,4 adet inşaat ve 5 adet kimya sanayiinde kullanılabilecek toplam 18 adet yatak ve zuhur tespit edilmiştir. Seramik sanayi hammaddelerinden kaolen, illit ve bentonit yatak ve zuhurları kıyı kesimine yakın yerlerde bulunurken alunit yatak ve zuhurları Şebinkarahisar ve çevresinde bulunmaktadır. İnşaat sanayi hammaddelerinden olan mermer ve granit-mermerler ise Harşit ve Kovanlık çevresinde bulunmaktadır. Giresun Seramik sanayi hammadde rezervleri toplamı 156.358.000 ton civarındadır. Bunların içinde Bulancak-Dikmen'de bulunan 55.000 ton rezerve sahip töseki (sert kaolen) hammaddesi önemli bir yer tutmaktadır. Ayrıca Şebinkarahisar Şaplıca'da 2.500.000 ton alunit rezervi mevcuttur. Bu hammaddeler seramik sanayiinde renkli pişen ve duvar karosu yapımında kullanılabilecek niteliktedir. Bentonitler de deterjan sanayinde kullanılmaktadır. İnşaat sanayi hammaddelerinden granit-mermer rezervleri toplamı 152.256.000m³'tür. Ayrıca 21.000.000m³ kireçtaşı-mermer rezervi bulunmaktadır.

ORMANCILIK

İl genelinde ormanlık alanlar oldukça geniş yer kaplamaktadır. Giresun ili arazisinin 236 hektarlık alanının %40'ını ormanlık alan oluşturmaktadır. Bu alanın, % 25'i normal koru alanı, %24'ü bozuk orman alanı ve %51'i de çok bozuk orman alanıdır. Bu ormanları oluşturan ağaç türleri ladin, sarıçam, köknar, kayın, kızılağaç, kestane, gürgen, meşe, kavak, akça ağaç ve karaağaçtır. Bu ağaç türlerinden, ladin, kayın ve çam türleri saf ormanları meydana getirdiği gibi libreli yapraklı karışımı ve yapraklıların kendi aralarında karışımından da orman şekilleri meydana gelmiştir.

ORGANİK TARIM

Ekolojik değerinin yanında ekonomik anlamda da yakın gelecekte çok büyüyeceği düşünülen; iç pazar ve gelişen dış pazar kapsamında tüketim ve ihracat olanakları göz önüne alındığında öne çıkan organik tarım, hayvancılık ve su ürünlerini de içine alan, gelişmekte olan bir üretim alternatifidir. Planlama bölgesi illerinin tarım master raporlarında da önerildiği gibi, organik tarım yaygınlaştırılmalı, öncelikli tarım politikası olarak benimsenmeli, geçiş sürecini hızlandıracak ve kolaylaştıracak yönetim mekanizmaları geliştirilmelidir. Bu anlamda değerlendirilebilecek alt-bölgeler saptanmıştır.

TAFLAN

Rutubetli ve gölgeli yerlerde yetişen 2-6 m. yüksekliğinde, yaprak dökmeyen ağaç ve meyvesi. Latince adı Prunus laurocerasus'tur (Cerasus'tan dolayı orjinin Giresun olması gerekir)

Yapraklar çok kısa saplı, derimsi, tüysüz ve oval şekillidir. Çiçeklerin 30–35 tanesi bir arada olup, grup teşkil ederler. Meyveleri 1 cm çapında kiraz görünüşünde parlak,  koyu kırmızı, olgunlaştığında siyah renktedir.  Ülkemizde taflan, karamış, kattak, Laz üzümü, Laz-Gürcü kirazı, kısaca karayemiş olarak isimlendirilir.

Kurutulmuş meyvelerinin tohumları şeker hastalığına karşı kullanılır. Taze meyveleri taş düşürücü olarak da kullanılmaktadır. Pasta, kek ve özellikle hoşaf ve kompostolara koku ve tat kazandırmak için ilave edilir. Hemoroide iyi gelir, idrar söktürür, sigaraya karşı isteksizlik uyandırır. Mide ülseri ve barsak tembelliğini giderir. Meyve sıkıldığında elde edilen özsuyu egzamaya da iyi gelir. Meyveler çekirdekleri ile toz edildikten sonra balla karıştırılır, bronşite iyi gelir.

Gelişimini tamamlayan taze yaprakları elle toplanır, pestile edilerek eczacılıkta kullanılan Laura Cerasin maddesi elde edilir. Bazı ilaçlara tat ve koku (kremlerde) verici olarak kullanılır. Yapraklar çelenk yapımında, balık tablalarının süslenmesinde, hamsi buğulamasında koku vermek ve iştah açmak için de kullanılır.

KİRAZ

Baharın en güzel habercilerinden biri kiraz ağacının çiçekleridir. Dünyanın en eski meyvelerinden kiraz, rengi, küpe biçimindeki hoş şekliyle hepimizin en sevdiği meyvelerdendir. Gülgiller ailesinden olan kirazın Latince ismi ‘Prunus Avium’dur. Doğu Avrupa ve Batı Asya arasındaki bölgelerde yetişir. Kirazın kırmızı, sarı, pembemsi, alacalı ve bordo renkleri vardır. Ülkemizden yaygın çeşitleri karabodur, dalbastı ve napolyon'dur. Meyvesi iri ve kabuğu kırmızı olan napolyon, meyvesi çok iri, kabuğu çok koyu bordo olan bing, eti açık sarı meyvesi orta irilikte kabuğu koyu ve ince sarı üstüne kırmızı alacalı karabodur, eti krem renginde olan dalbastı en iyi bilinenlerdir. Süs kirazı olarak tanınan Uzakdoğu kökenli bazı kiraz çeşitleri de harika görünümleri nedeniyle yaygın olarak süs bitkisi olarak yetiştirilir. Bileşimindeki A ve C vitaminleri, düşük kalori değerleriyle aynı zamanda diyet yapanlarında sofralarından eksik etmemeleri gereken bir meyvedir. Kirazın sapları da halk arasında idrar söktürücü olarak kullanılır. Saklarken kirazın saplarını çıkarmazsanız ömrü daha uzun olur. Yıkamadan plastik bir kaba koyup buzdolabında saklayın ve yemeden hemen önce yıkayın. Buzdolabından çıkarıp oda sıcaklığında 1–2 saat bekletilirse tadı daha lezzetli olacaktır. Taze kirazların 2–4 gün içinde tüketilmesi gerekir.

İlimizde yetişen kiraz, meyve olarak tüketilmesinin yanında çekirdeği çıkartılıp tuzlanarak "kiraz tuzlusu kavurması" adı verilen sofra yemeği olarak da tüketilir.

FINDIK

Fındık, huşgiller (betulaceae) familyasından corylus cinsini oluşturan çalı ve ağaç türlerinin ortak adıdır.

Fındık Karadeniz Bölgesi'nde yaklaşık 3150 köyde, sektörle ilgili yaklaşık 4 milyon insanının geçim kaynağıdır. Ayrıca Türkiye ekonomisi için de büyük birönem taşımaktadır.

Fındık: Yuvarlak kenarları çift dişli, ucu sivri yaprakı olup, çiçekler yapraklardan hemen önce ilkbaharda açar. Bir evciklidir. Erkek çiçekler 5–12 cm uzunluğunda sarı renklidir. Dişi çiçekler çok küçük olup, kış boyunca tomurcuklarında gizlenir. 1-3 mm uzunluğunda kırmızı renklidir. Meyve 1-2.5 cm uzunluğunda,, 1-2 cm çapındadır, kabuğun etrafım tamamen veya kısmen kuşatan bir kadehçik bulunur. Kadehçiğin şekli ve yapısı, fındığın farklı türünün teşhisinde önemlidir.

Fındık ekonomik getirisinin yanında, tarımının yapıldığı aşırı meyilli ve toprak derinliği az olan arazilerin değerlendirilmesinde ve erozyona karşı korunmasında da etkili olmaktadır. Giresun Fındık Araştırma ve Eğitim Merkezi Müdürlüğü kayıtlarına göre Türkiye fındık dikim alanının 415.358 hektar dolaylarında olduğu tahmin edilmektedir. Ancak değişik kişi ve kuruluşlar fındık alanı ve üretim miktarını farklı tahmin etmektedirler. Bu çelişkili durumun ortadan kaldırılması için Türkiye' deki fındık üretim alanının kesin olarak bilinmesi zorunluluğu vardır. Ülkemizde fındık Giresun, Ordu, Trabzon, Sakarya, Bolu ve Samsun illeri başta olmak üzere 12 ilde ekonomik olarak, İstanbul ve Bursa illeri başta olmak üzere 20 ilde de çerezlik olarak üretilmektedir. Türkiye'deki üretimi çok eskilere dayanan fındık, geleneksel ihraç ürünü olma niteliğini devam ettirmekte ve ülke ekonomisine oldukça büyük katkıda bulunmaktadır. Fındık üreten ülkeler arasında saha, üretim ve ihracat bakımından ilk sırada yer almamıza karşılık, birim sahadan alınan ürün bakımından diğer üretici ülkelerin gerisinde bulunmaktayız. Yıldan yıla dalgalanma göstermekle birlikte ülkemizdeki fındık üretim artışı denetimsiz ve kontrolsuz olarak genişleyen üretim sahasından karşılanmaktadır. Dünya fındık ihracatındaki ülkemizin payının yüksek olması, fındık çeşitlerimizin kaliteli olmasına ve dünya fındık üretim alanının büyük çoğunluğunun elimizde olmasına bağlı bulunmaktadır. Fındık çerezlik olarak tüketildiği gibi, pastacılık ve şekerleme sanayinde geniş ölçüde kullanım alanına sahiptir. İşlenmiş ve mamul fındık ihracatımız ne yazık ki yetersiz düzeydedir.

Türk fındıkları genellikle Ağustos başı ile Ağustos sonu arasında, bahçenin bulunduğu yerin yüksekliğine göre olgunlaşır. Hasat, fındık dallarının silkelenmesine yere düşen zuruflu fındıkların yerden toplanmasıyla yapılmaktadır. Diğer bir hasat şekli ise dallardan tek tek toplanarak yapılandır. Bahçelerden toplanan fındıklar arazinin durumuna göre aynı gün veya birkaç gün sonra kurutulmak üzere olabildiğince düz bir araziye (harman) getirilir ve harmanda 10–15 cm kalınlığında serilerek zurufları kahverengi oluncaya kadar güneşte soldurularak ön kurutma yapılır. Soldurma işleminden sonra fındıklar patozla zuruflardan ayrılarak tenteler üzerinde ince tabakalar halinde güneşte kurumaya bırakılır. Ön kurutma dâhil havanın durumuna göre toplam kurutma süresi 15–20 günü bulur. Doğal koşullarda güneş altında kurutma, Türk fındığının lezzetli olmasında önemli bir etkendir.

Türkiye ve Dünyada çerez olarak da tüketilen fındığın % 90'a yakın kısmı kavrulmuş, beyazlatılmış, kıyılmış, dilinmiş, un ve püre halinde çikolata, bisküvi, şekerleme sanayinde, tatlı, pasta ve dondurma yapımı ile yemek ve salatalarda yardımcı madde olarak kullanılmaktadır. Fındıkkabuğu ülkemizde özellikle fındık üretilen bölgelerde çok değerli ve yüksek kalorili yakacak olarak kullanılmaktadır. Ayrıca fındık odunundan sepet, baston, sandalye, çit ve el aletleri yapımında faydalanılır. Bazı türleri park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilir. Fındık yaprağı ile meyve zurufları gübre olarak kullanılmaktadır. Üretim fazlası fındıklar yağlık olarak değerlendirilmektedir. Fındık ham yağı rafine edilerek yemeklik yağ olarak, fındık küspesi ise yem sanayinde katkı maddesi olarak kullanılmaktadır.

Fındığın: Amerikan Fındığı (Corylus americana), Adi Fındık (Corylus avellana - Türkiye), Çin Fındığı (Corylus chinensis), Ağaç Fındığı (Corylus columa - Türkiye), Himalaya Fındığı (Corylus cornuta), Farges Fındığı (Corylus fargesii), Asya Fndiğı (Corylus heterophylla), Mançurya Fındığı (Corylus mandshurica), Lambert Fındığı (Corylus maxima), Tibet Fındığı (Corylus tibetica), Yunan Fındığı (Corylus yunnanensis) gibi türleri ve Tombul Fındık, Kargalak Fındık, Uzunmusa Fındık, Cavcava Fındık, Kalınkara Fındık, İncekara Fındık, Çakıldak Fındık, Kuş Fındık, Acı Fındık, Yassıbadem Fındık, Yuvarlakbadem Fındık, Palaz Fındık, Fosa Fındık, Mincane Fındık, Kan Fındık, Sivri Fındık gibi çeşitleri vardır.

Tarihi belgelerle günümüzden 2300 yıl önce Karadeniz kıyılarında fındık üretildiğine dair kayıtlara rastlanmaktadır. Fındık, 6 yüzyıldan beri Türkiye’den diğer ülkelere ihraç edilmektedir.

Yeryüzünde, 36 - 41 kuzey enlemlerinde ve kendine özgü iklim koşullarında yetişen fındık ağacı, kıyılardan en çok 30 km. içeride ve yüksekliği 750–1000 metreleri geçmeyen yerlerde ürün verir. Türkiye'de fındık yetiştiren bölgeler iki alt bölgeye ayrılır:

A- 1.Standart Bölge (Karadeniz Bölgesi'nin doğu bölümü): Ordu, Giresun, Rize, Trabzon ve Artvin illeri.

B- 2. Standart Bölge ( Karadeniz Bölgesi'nin orta ve batı bölümü) : Samsun, Sinop, Kastamonu, Bolu, Düzce, Sakarya, Zonguldak ve Kocaeli illeri.

Halen ülkemizde yıllık 1.800.000 ton iç kapasiteli 180 kırma fabrikası ile yıllık 350.000 ton iç kapasiteli 40 işleme tesisi bulunmaktadır. 1970’li yıllarda fındık ihracatımızın % 90'ı kabuklu ve natürel iç olarak gerçekleşirken, fındık işleme sanayindeki olumlu ve hızlı gelişmeler sonucunda işlenmiş fındık ihracatının toplam ihracatımızdaki payı 2000'li yıllarda %30'un üzerine çıkmıştır. Üretimin her aşamasındaki etkili ve özenli kalite kontrol sistemleri sayesinde alıcı firma isteklerinin tam anlamıyla yerine getirilmesine paralel olarak özellikle işlenmiş iç fındık ihracatı her yıl artış göstermektedir.

Türk fındığı kalite açısından Giresun ve Levant olmak üzere ikiye ayrılır.

Giresun Kalite: Giresun İli'nin tamamında yetiştirilen tombul fındıklar ile az çok Giresun kalitesi özelliği taşıyan Trabzon İli'nin Beşikdüzü, Vakfıkebir, Çarşıbaşı ve Akçaabat ilçelerinde yetiştirilen tombul fındıklardır. Dünyanın en üstün özellikli fındıklarıdır. Dünyadaki fındık çeşitleri içinde en yüksek oranda zar atan fındıktır.

Levant Kalite: Giresun kalite fındığın üretim bölgesi dışında kalan bölgelerde üretilen tüm fındıklara verilen ortak isimdir. Yetiştirildiği yere göre Levant Akçakoca, Levant Ordu, Levant Trabzon ve Levant Samsun olarak isimlendirilen bu fındıklar Giresun kalite fındıklardan daha az yağ oranı içermesine rağmen diğer ülkelerde yetiştirilen fındıklardan genellikle daha yüksek yağ oranına sahip olup, tat bakımından da üstün niteliktedirler. Yuvarlak şekilleri nedeniyle kırmaya elverişlidirler. Bu gruba giren Giresun Tombul Fındığı, dünyanın en üstün nitelikli çeşididir. Ayrıca Palaz, Mincane, Fosa, Kan, Çakıldak, Kara bu gruba girmektedir.

Sivri Fındıklar: Uzunlukları genişlik ve kalınlıklarından biraz daha fazla olan çeşitlerdir. Bu cins fındıklar kırılma esnasında daha fazla zayiat verir. Bu nedenle daha çok kabuklu olarak pazarlanırlar. Sivri ve İncekara gibi çeşitleri vardır.

Badem Fındıklar: İri ve gösterişlidirler, fakat düşük kaliteli çeşitlerdir. Kırmaya ve işlemeye elverişli değillerdir. Kabuklu olarak, daha çok kurutulmadan, çerez olarak tüketilirler. Yuvarlak badem ve yassı badem olarak iki çeşidi vardır.

Genel Kimyasal Bileşimi (g/100g): Nem 4.6 ; Yağ 62.7; Karbonhidrat 11.6; Protein 16.2; Selüloz 2.7; Kül 2.2 . Fındıktaki Vitaminler (mg/100): B1 Vitamini: 0.33; B6Vitamin: 0.24 ; B2 Vitamini: 0.12; E Vitamini: 31.4; Niasin: 1.75. Fındıktaki Mineraller(mg/100): Demir: 5.8; Potasyum: 655.3; Bakır: 1.3; Kalsiyum: 160.0; Sodyum: 2.1; Manganez: 5.1; Çinko: 2.2; Magnezyum: 16.2

Fiskobirlik İstanbul'dan Artvin'e kadar 49 kooperatife bağlı 210.000 ortağın ve ülke fındığının sigortası konumundadır.